 |
alpagut

|
Önceki başlık :: Sonraki başlık  |
| Yazar |
Mesaj |
FID84688623 Site Admin

Kayıt: 16 Mar 2007
 Mesajlar: 122 Member No.: 362530
|
Tarih: Pts Nis 09, 2007 2:46 pm Mesaj konusu: Rükon Nedir |
|
|
Sual: Kitaplarda, (Avret uzuvlarından herhangi birinin dörtte biri, bir rükün açık kalırsa, namaz bozulur, bir rükünde, eli üç kere kaldırırsa, namazı bozulur) deniyor. Rükün nedir? Ne kadar zamandır?
CEVAP
Namazın içindeki farzlara Rükün denir. Bir âyet okumak, rüku ve iki secde, son rekatta oturmak, birer rükündür. Bir rükünde, üç kere Sübhanallah diyecek kadar avret yeri açılırsa namaz bozulur. Kaç rekat kıldığını şaşırıp, namaz içinde düşünmesi, sonraki rüknün veya vacibin, bir rükün zamanı kadar gecikmesine sebep olursa, bu arada, âyet ve tesbih okusa bile, secde-i sehv gerekir.
Düşünmek, farzı veya vacibi geciktirince, secde-i sehv lazım olur. Mesela, son rekatta oturunca düşünürse, selam vermesi gecikirse, secde-i sehv lazım olur. Fazla okuduğu salevat ve dua, sünnet olarak değil, düşünce, dalgınlık sebebi ile olduğu vakit, vacibin gecikmesi secde-i sehvi gerektirir. Başka bir namazı kılıp kılmadığını veya dünya işlerinden herhangi birini düşünürse, bir rüknün gecikmesine sebep olsa bile, secde-i sehv lazım olmaz
Rüknün uzunluğu
Sual: Namazın içindeki farzlar, yani kıraat, rüku ve iki secde, son rekatta oturmak, birer rükün olduğuna göre, rüknün uzunluğu değişik oluyor. Kıraatte, Bekara suresini sonuna kadar okumak bir rükün olursa, bir rükünde bir uzvun açık kalması çok uzun bir zaman olur. Son oturuşta ise Ettehıyyatü okunuyor. Orada da rükün miktarı uzun olmuyor mu? O halde, üç kere Sübhanallah diyecek kadar geciktirmek ifadesi hangi rükünler için geçerlidir?
CEVAP
Bütün rükünler için geçerlidir. İster kıyamda olsun, ister son teşehhüdde olsun ister rüku ve secdede olsun, avret uzuvlarından birinin dörtte biri, üç kere Sübhanallah diyecek kadar açık kalırsa, namaz bozulur.
Rükuda secdede, sadece Sübhanallah diyecek kadar durmak farzdır, yani rükündür. Ama orada da üç kere Sübhanallah diyecek kadar avret yerinin açık kalması namazı bozar. Son teşehhüdde de, kıyamda kıraat okurken de üç kere Sübhanallah diyecek kadar, avret olan yerin açık kalması namazı bozuyor |
|
| Başa dön |
|
 |
SPONSOR sponsor
Kayıt: 16 Mar 2007
|
Tarih: Pts Nis 09, 2007 2:46 pm Mesaj konusu: Rükon Nedir |
|
|
| Antalya City Guide click here |
|
| Başa dön |
|
 |
FID84688623 Site Admin

Kayıt: 16 Mar 2007
 Mesajlar: 122 Member No.: 362530
|
Tarih: Pts Nis 09, 2007 2:48 pm Mesaj konusu: Vaktin Sonu Beklenmez |
|
|
Sual: Hanefi mezhebinde henüz özür sahibi olmayan, akıntısı kesilmezse o vaktin sonuna kadar bekler mi? Vücudunun herhangi bir yerinde akıntılı yara meydana gelse, bu yara kısa veya çok uzun sürse Maliki yi taklit ederken guslünü de Maliki ye göre mi alması gerekir?
CEVAP
Özür sahibi olsaydı, vaktin sonuna kadar beklemesi gerekmezdi. Vakit girince hemen abdestini alıp namazını kılardı. İlk defa olan bu akıntıda ise, akıntının kesilip kesilmeyeceği bilinmediği için, vaktin çıkmasına abdest alıp farzı kılacak kadar zaman [10-15 dakika] kalınca, abdest alıp namazını kılar. İkindi vakti böyle bir durum olunca, akşban ezanına kadar, yatsı vaktinde de böyle bir durum olunca imsak vaktine kadar beklemesi gerekir.
S. Ebediyye de deniyor ki:
Bir namaz vakti girdikten, farzı kılacak kadar zaman sonra özür başlasa, vaktin sonu yaklaşıncaya kadar bekler, hiç durmadı ise, vaktin sonunda abdest alıp, o vaktin namazını kılar. Namaz vakti çıktıktan sonra, sonraki namaz vakti içinde durursa, önceki namazını iade eder. İkinci namaz vaktinin başından sonuna kadar hiç kesilmezse, özür sahibi olduğu anlaşılır ve kılmış olduğu önceki vaktin namazını iade etmez.
Ancak, böyle durumlarda, ikindiyi akşama [mekruh vakte] kadar geciktirmemek ve yatsıyı gece yarısından sonra kılmamak için Maliki mezhebine uyarak vaktin sonunu beklemeden abdest alıp namazını kılabilir. Abdesti bozacak başka şey olmamışsa, bu abdestle beş vakit namaz kılabilir.
İşte, çarşıda, pazarda, yolculuk veya benzer yerlerde olup da, gusletme imkanı yoksa, Maliki ye göre gusletmeden de Maliki yi taklit edebilir. Gusletme imkanı varsa gusletmesi gerekir. Gusülde, abdestte ve namazda Maliki nin şartlarına uyması gerekir. Çünkü bu üçü birbirine bağlıdır. |
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
Bu forumda yeni konular açabilirsiniz Bu forumdaki mesajlara cevap verebilirsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
Powered by phpBB © 2001, 2002 phpBB Group
This forum is hosted by IPHORUM.COM. 100% Free Forum Hosting! Since 2003 already.
|